22 Ağustos Çarşamba , 2018

burhanguven_26k3y503

24 Erzincanspor Kupada Fark Attı.

Ziraat Türkiye Kupası E Grubu maçında Elazığspor, 24 Erzincanspor’u konuk etti. A Spor’dan canlı yayınlanan maçı 24 Erzincanspor 4-0 kazandı. Elazığspor : 0 – 24 Erzincanspor: 4 Stat: Elazığ Atatürk Hakemler: Mert Güzenge, Candaş Elbil, Murat Temel Elazığspor: Mirsat Budak, Mehmet Zeki Tunç, Ömer Yıldız, Yunus Gül, Enes Batın Kaplan, Ali Fırat Okur, Hakan Esa, Çağrı Ortakaya (Dk. 46 Mesut Saray), Muhammed Akyıldız, Onur Alsu, Ömer Kara Anagold 24 Erzincanspor: Bilal Atmaca, Ahmet Kaan Ergün (Dk. 82 Barış Saffak), Zeynel Alkan (Dk. 79 Can Özgür), Atilla Aybars Garhan (Dk. 70 Enes Yılmaz), Cebrail Serçek, Sefa Küpeli, Emre Özkurt, Yasin Dülger, Safa Yıldırım, Ömer Serbest, Oğuz Küçük Goller: Dk. 14 ve 61 Zeynel Alkan, Dk. 31 Oğuz Küçük (Penaltıdan), Dk. 80 Sefa Küpeli (Anagold 24 Erzincanspor) Sarı kart: Dk. 72 Enes Yılmaz (Anagold 24 Erzincanspor)

Devamı...

YEŞİL EĞİN GAZETESİ’NİN HATIRLATTIKLARI

Gazetede oturuyordum; postacı adıma gelen büyükçe bir zarf uzattı… Üzerinde Turan Yılmaz ismi var, gönderici bölümünde. Merakla açtım İstanbul’dan gelen zarfı… İçinden 1963-1964 yıllarına Yeşil Eğin Gazetesi’ne ait gazetenin gerçek boyutlarında fotokopiler ile yine o dönem Yeşil Eğin Matbaasında basılmış el ilanları fotokopileri çıkınca şaşırdım! O vakitler lise öğrencisi genç bir delikanlı olan Turan Yılmaz’ın da içinde bulunduğu Erzincan Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kolu topluluğunun şehrimizin sosyal ve kültürel hayatına ne kadar önemli katkı yaptıklarını; O günlerin bugünlerden daha hareketli olduğunu hatırlatıverdi. O yıllarda gazete sayfalarında Avrupa haberleri, dünya futbolu ile ilgili haberler yanında pek çok yazı ve makaleye yer verdiğimizi hatırladım… Sanki ilimizdeki hassasiyet o günlere nazaran biraz daha hafiflemiş korkusuna kapıldım. Yine bu şehrin sosyal ve kültürel alandaki kendi yerel dinamiklerini yeteri kadar değerlendiremediğini düşünüyorum. O dönem gençlerinin tiyatro, müzik çalışmalarına ve gösterilerine yönelik çaba ve gayreti bugün neredeyse göremiyoruz. Ne Halk Eğitimi Merkezi’nin bir tiyatro topluluğu var, ne Kültür İl Müdürlüğümüzün ne de Sivil Toplum Örgütlerinin. İçimizdeki cevheri, yeteneği ortaya çıkaracak; gençleri kültür hayatının içine itecek bir dinamizme, ateşleyiciye ihtiyaç var sanırım. Bakalım fitili gençlik olan bu gücü kim ateşleyecek? Onları terörün, kötü işlerin, alışkanlıkların ve tembelliğin, hazırcılığın kollarından kim alıp çıkaracak? Biz o hayırlı elin tez zamanda bu fitili tutuşturmasını beklerken, eski günleri hatırlattığı için de Turan Yılmaz kardeşime teşekkür ediyorum… Vesselam!

Devamı...

Hökümetin De Hökümetli Olmanın Da Hakkını Vermek Veya İl Genel Meclisi Başkanına Oynamak

Hükümet… Refahiyelilerin ve başbakanımızın ifade şekliyle HÖKÜMET. Hükmetme yetkisine sahip makam. Bu makam bir Erzincanlıya emanet… Ülke hükümetinin başında bizlerin de gururu hemşerimiz; cumhuriyet tarihinin en uzun Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve son hükümetin de Başbakanı Sayın Binali Yıldırım var. Erzincan ve Refahiye HÖKÜMET demek artık. Bu kazanımımızı kendi lehimize değerlendirmek, fırsatı elden kaçırmamak zamanıdır. Bunun için elimizdeki kıymetlere yenilerini eklemek zamanıdır zaman. Hem parasal, hem insan kaynakları hem de yetişmiş bürokratlar ve siyasetçiler açısından fırsat zamanı. Peki, biz bunun önemi ve kıymetinin ne kadar farkındayız? Bunu tüm Erzincan’a mal etme noktasında neredeyiz? Yoksa işi kısır siyasi çekişmelere, mikro milliyetçiliğe ve bencilliğe mi taşıyoruz? Hemen konuya gireyim o zaman…. Erzincan’da AK Parti iktidarı boyunca üç dönemdir muhalefetin bile oyunu alarak oy birliği ile İl Genel Meclisi Başkanlığına seçilmiş; samimiyeti, gayreti ve içtenliği sadece Erzincan il merkezin değil ilçe ve köylerinin teveccühünü kazanmış Ünal Tuygun üzerinden birilerinin hakkaniyetten ve adaletten vazgeçerek farklı bir gündem ve kamuoyu oluşturmaya çalışmasından bahsetmek istiyorum. Herkes bilir ki bu şehre Özel İdare kanalıyla gelen bütçe bellidir. Herkes bilir ki bu şehre Özel İdare kanalıyla gelen paranın ilçelere, köylere nüfusa ve ihtiyaç önceliklerine göre dağıtılır. Yine herkes bilir ki bu şehre Özel İdare kanalıyla gelen paradan Tercan’ın payı, Çayırlı’nın payı, Otlukbeli’nin payı, Üzümlü’nün payı, Kemah’ın payı, İliç’in payı, Kemaliye’nin payı ve HÖKÜMETİN (Refahiye’nin) payı bellidir. Ve herkes bilir ki bu şehre Özel İdare kanalıyla gelen para İl Genel Meclisi Başkanı Ünal Tuygun’un başkanlığında meclisin oyuyla adalet çerçevesinde gereken yerlere gönderilir. Diğer ilçelerin hakkından alıp sadece bir ilçeye mesela Refahiye’ye verilmez herhâlde! Ama son günlerde Ünal Beyi ve meclisi adeta karalama kampanyası düzenlenerek, sanki Refahiye ilçemize cephe alınmış havası oluşturulmaya çalışılıyor! Yazıktır! Türkiye’de üç dönem ve muhalefetin desteğiyle seçilmiş; nerdeyse asfaltsız köy yolu bırakmamış, oyun alanları ve çocuk parkları yapmış, samimiyetle çalışan bir meclisi ve başkanını bu şekilde linç etme mantığını kabul etmiyorum. Eğer HÖKÜMET isek, bir gücümüz var ise hem Refahiye’mize, hem Erzincan’ımıza hem de tüm ilçelerimize getirme çabası içinde olalım. Herkesin hakkından sadece bana ver mantığı ne yazık ki doğru değildir. Buna karşı çıkıyor diye de bu şehirde siyasette halkın teveccühünü kazanmış bir insanı linç etme ve karalama anlayışını da kabul etmiyorum. Bunu Sayın Başbakanımızın istemeyeceğine olan inancım da tamdır. Marifet eldekini talan etmekte değil, onun üzerine fazlasını ekleyebilmektedir. Marifet komşunun hakkına göz dikmek değil, kendine isteyebildiğinden komşusuna da isteyebilmektir. Sadece Refahiye’nin olsun, kamuda veya özel sektörde sadece Refahiyeli olsun istek ve arzusu Erzincan’da gönülleri incitir… Hadi Hökümetin de Hökümetli olmanın da hakkını bi tamam verelim. Yanlışın neresinden dönülse kârdır. Vesselâm!

Devamı...

Fazla Kilo Bakın Neleri Etkiliyor?

Uyku Apnesi Göz sağlığını tehdit eden ve kilo kaybıyla kontrol altına alınabilecek hastalıkların başında uyku apnesi geliyor. Solunum duraklamaları ve uykuda yeterince oksijen alamama olarak ortaya çıkan uyku apnesi; yorgunluk, odaklanma bozukluğu ve kilo alımıyla birlikte uyku sırasında geçirilebilecek kalp krizi gibi ciddi risklere yol açabiliyor. Ayrıca uyku apnesi olan hastalarda göz kapaklarındaki gevşekliğe ve gözün açık kalmasına bağlı olarak gözün saydam tabakasında meydana gelen tahrişler özellikle sabahları şiddetli göz ağrısına neden olabiliyor. Uyku apnesi ayrıca glokoma (göz tansiyonu) ve görme merkezinde sıvı birikmesi şeklinde kendini gösteren bir retina hastalığına da yol açabiliyor. Bu sıvı birikmesi 1,5 ay içinde kendiliğinden geçebileceği gibi daha uzun da sürebiliyor. Bu süreçte hastanın takip edilmesi ve gerekirse ilaç, lazer gibi tedavilerle kalıcı görme kaybının engellenmesi önemlidir. Yalancı beyin tümörü 30 yaş civarındaki kilolu kadınlarda görülen ve yine kilo kaybıyla kontrol altına alınabilen bir diğer önemli hastalık yalancı beyin tümörüdür. Hastalık şiddetli baş ağrısı, çift görme, bulantı ve kusma gibi kafa içi basınç artışına bağlı şikâyetlerle ortaya çıkabilir. Yalancı görme siniri şişmesi ya da yalancı yalancı beyin tümörü adını alan ve beyin için herhangi bir tehlikesi bulunmayan hastalık, gelip geçici görme kayıplarıyla ilerleyerek kalıcı görme kaybına neden olabiliyor. Kilo kaybı, belirtilerin düzelmesinde oldukça önemlidir. Ancak görme kaybı tehlikesi olan hastalarda ilaç ya da ameliyat düşünülmelidir. Bu hastalık; kortizon, antibiyotik kullanımı, hormonal nedenler ve kanda yüksek kalsiyum gibi etkenlere bağlı olabileceği için o hastalıkların da araştırılması ve tedavi edilmesi gerekebiliyor. Hipotiroidi Tiroid bezinin az çalışması olarak bilinen Hipotiroidi, hastalarda metabolizmayı düşürerek kilo almaya yol açan bir hastalıktır. Bu hastalarda özellikle göz kapaklarında şişlik ve gözlerde kuruluk şikâyetleri ön plana çıkmaktadır. Diyabet Dünyada körlük nedenleri arasında birinci sırada gelen diyabet, kiloyla el ele giden bir hastalıktır. Özellikle göbek çevresi-belde kalınlaşmayla ve iç organ yağlanmasıyla birlikte olan bu hastalık, kalp damar problemlerine, bunlar da gözün retina tabakasında (görme işlevini sağlayan, sinir ve damarlardan oluşan tabaka) damarlarda bozulmalara, tıkanmalara ve kanamalara yol açabiliyor. Günümüzde tedavi olanakları artmış olsa da geç kalınan vakalar görme kaybıyla sonlanabiliyor. Diğer hastalıklarda olduğu gibi bu hastalıkta da birinci tedavi basamağı, yürüyüş gibi aerobik egzersizler ve diyettir. Erken teşhis edildiğinde ve hayat tarzı değiştirildiğinde, diyabet ve ilaç kullanımı kader değildir. Ne yazık ki birçok hasta, genetik ve yaşı bahane ederek, hastalığa teslim olmaktadır.

Devamı...

Erzincan’da Karla Mücadele Çalışmaları

Erzincan’da etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle 153 köy yolu ulaşıma kapanırken, kar ile mücadele çalışmasını sürdüren ekipler 658 köy yolunu ulaşıma açtı. Erzincan’da etkisini sürdürmeye devam eden kar yağışı nedeniyle Erzincan İl Özel İdaresine bağlı 42 ekip yürütmüş oldukları çalışma ile 658 köy yolunu ulaşıma açtı. Erzincan Özel İdaresine bağlı Köy Hizmetleri Birimi karla mücadele ekipleri kapanan köy yollarında mücadele için 12 Greyder, 3 dozer, 4 bıçaklı kamyon, 7 kepçe ile çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Ekipler karla mücadele çalışmalarını zorluklarla sürdürdüklerini belirterek, köylerdeki hasta olan vatandaşlara ve öğrencilerin okullarına ulaşabilmesi için karla mücadele çalışmalarına devam ettiklerini ifade ettiler.

Devamı...

Erzincan Barosu’ndan Terör Saldırılarına Kınama

Erzincan’da bir araya gelen bir grup avukat, İstanbul ve Kayseri’deki terör saldırılarını kınadı.Erzincan Barosu avukatları, üzerlerinde cübbeleri ve ellerinde Türk bayraklarıyla Erzincan adliyesi önünde toplandı.Erzincan Barosu Başkanı Avukat Adem Aktürk, burada grup adına yaptığı basın açıklamasında, son günlerde İstanbul’un Beşiktaş ilçesi ile Kayseri’de vatan hainleri tarafından gerçekleştirilen terör saldırılarını kınadıklarını ifade ederek, saldırılarda şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dilediklerini söyledi. Milletin birlik ve beraberliğine, kardeşliğine ve geleceğine kasteden hain ve alçakça yapılan bu saldırıların hiçbir zaman amacına ulaşamayacağını söyleyen Aktürk, “Şehi̇tleri̇mi̇zi̇n evleri̇ne düşen ateş, yalnız ai̇leleri̇ni̇n deği̇l bütün halkın ve milletin her ferdi̇ni̇n bağrını yaktı.” dedi. Aktürk, birlik ve beraberliğin önemine değinerek, şunları kaydetti: “Milli birliğimizi yıkmak için bu günlerde büyük bir oyun sergileniyor. Emperyalist ülkelerin ve onların maşası terör örgütlerinin amacı, bizleri birbirimize düşürerek iç savaşa sürüklemektir. Yüce Türk milleti ve devletimiz, bütün oyunları bozacak güce ve ferasete fazlasıyla sahiptir. Gün, birlik ve beraberlik günüdür. Tek ihtiyacımız olan mi̇lli̇ birliktir. Herkesi̇ sağduyulu ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya davet edi̇yoruz.”Gruptakiler, basın açıklamasının ardından dağıldı.

Devamı...

Watch Dragon ball super