18 Kasım Pazar , 2018

CHP’den Özsoy’a ziyaret

20. dönem Erzincan Milletvekilli ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mustafa Kul Özsöz Gazetesi’ni ziyaret ederek Erzincan’daki referandum çalışmalarını değerlendirdi.
Özsöz Gazetesi Sahibi Gazeteci-Yazar Kazım Erdem Özsoy’a Cumhuriyet Halk Partisi’nin 16 Nisan’da yapılacak olan referandum çalışmaları ile ilgili bilgi veren Kul, bunun bir parti değil, memleket meselesi olduğunun altını çizerek “Hayır” denilmesi gerektiğini söyledi. Gerçekleşen ziyarete 20. dönem Erzincan Milletvekilli ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mustafa Kul’un yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Mesut Sağır ve partililer katıldı.
Bu referandumun diğer referandumlara benzemediğini dile getiren Kul, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum seçiminin ülke yönetimini değiştirmeye yönelik bir seçim olduğunu ve “Hayır” denilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gerçekleşen ziyarette açıklamalarda bulunan Kul; “Erzincan’a daha önceleri olduğu gibi sık sık geliyorum. Bu seferki gelmemizin nedeni referandum ile ilgili görüşmelerde bulunmaktadır. Burada partili arkadaşlarımızla ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bizler şu anda tabi Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızla birlikte, bende Cumhuriyet Halk Partisinin bir üyesi olarak bu seferki Erzincan’daki çalışmalarımız biraz daha partinin üzerinde bir olaydır. Çünkü 16 Nisan’da yapılacak olan referandum partiler üstü bir konu arz ediyor. Cumhuriyet tarihi boyunca bugüne kadar 16 kez, çok partili dönemden bugüne kadar 26 kez genel seçim yapılmış, bir okadar da mahalli seçim yapılmış ve bugüne kadar da 8 kez referandum yapılmış ama 16 Nisan’da yapılacak olan referandum bugüne kadar yapılan bütün seçimlerden, bütün referandumlardan çok daha büyük bir önem arz ediyor. Çünkü geçmişlerde yapılan bütün seçimlerde bunlar yapamadı biz daha iyi yaparız, bunlar beceremedi biz daha iyi yöneteceğiz, o geçmişteki referandumlarda, mahalli seçimlerin öne alınması, anayasanın 26 maddesi değiştirildi, Cumhurbaşkanının halk oylaması ile seçilmesi yapıldı. 1982 anayasası, 1961 anayasası gibi maddeler referanduma sunulmuştu. Fakat bu seferki referandum doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetimini değiştirmeye yönelik bir teşebbüstür. Cumhuriyet tarihi boyunca bugüne kadar hangi inançtan olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun bu ülkede herkes barış içerisinde, kardeş içerisinde yaşayabildiler, yaşadılar ve hiçbir olumsuzlukta olmadı. Evvelden tün Dünya’daki İslam ülkelerinde olaylar olurdu, cemaat çatışmaları, tarikat çatışmaları olurdu ama laik ve demokratik Türkiye’de bu tür çatışmalar bugüne kadar kesinlikle olmazdı. Hatta Dünya’nın 233 ülkesi var, bu ülkeler içersinde 52 ülkenin nüfusunun tamamı veya tamamına yakını Müslüman olan ülkelerde diğer İslam ülkelerinde bu tür olaylar olurken Türkiye hep arabulucu rolündeydi. Oralarda bir olay olduğu zaman herkes gözünü Türkiye’ye dönerdi, acaba Türkiye bu konularda ne yapacak diye. Ama ne yazık ki özellikle 2002’den sonra daha önce Suriye ile dostluk ve arkadaşlıklar, tatil yapmalar, kızının düğününe özel davetiye göndermeler, kızının düğününde Beşar Esad’ı nikah şahidi yaptıran Sayın Cumhurbaşkanı birden bire bu rap baharı ile birlikte Suriye olaylarına bulaşmış oldu ve haliyle Türkiye’de 7 Haziran’dan bugüne kadar ilk olarak Suruç’ta bir bomba patladı o günden bugüne kadar da Türkiye’de 28 tane canlı bomba patlamış, yaklaşık 600 kadar insanımız hayatını kaybetmiştir. Doğrusu Türkiye’de bu tür terör örgütleri yol geçen hanı oldu. Türkiye’de bir sürü sivil vatandaşımız sebepsiz yere bu olaylardan dolayı hayatını kaybetti. Böylesine bir çıkmazın içerisine girdik. Şu anda Dünya’da neredeyse selam vereceğimiz dost bir ülke kalmadı. Bütün Avrupa ile aramız açık, 2004 yılında Ankara Kızılay’da büyük bir şölen yaptılar, Türkiye Avrupa Birliği’ne girdi diye müjde verdiler, yakın zamanda Avrupa Birliği’ne tam üyelik görüşmeleri başlayacak diye gündüz vakti havai fişekler felan patlatıldı. Daha bir yıl önce tüm Avrupa’da 2016’nın Temmuz Ayı’nda serbest dolaşım hakkını alacağız demelerine rağmen, bırakın vatandaşlarımızın serbest dolaşım haklarını, bakanlar oralarda düğün salonunda toplantı yapamaz hale geldiler. Hiçbir ülkede şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarına giriş hakkı bile verilmiyor. Gittiğimiz yerde ne yazık ki polis barikatlarıyla felan karşılaşıyoruz. Geçenlerde İsveç Başbakanının bir açıklaması oldu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ciddiye almıyoruz dedi. Halbuki evvelden Dünya’nın en saygın ilkeleri arasında yer alan Türkiye Cumhuriyeti Devleti şu anda tüm Dünya’nın gözünde bu haldeyiz. Bu referandumda aslında amaçlanan olay zaten 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda yargı tamamen kuşatılmıştı ve tamamen Fetullah Gülen cemaatine teslim edilmişti. 12 Eylül 2010 tarihinden sonra yargıdaki bu yapılanmadan dolayı Ergenekon ve Balyoz davaları açıldı, sebepsiz yere Türk Silahlı Kuvvetlerinin en iyi paşaları 5-6 yıl hapiste yattılar.
Arkasından Üniversite rektörleri, gazeteciler ve binlerce insan hapis yattı. Sonra bunların bir kumpas olduğu ortaya çıkınca serbest bırakıldı. 15 Temmuz girişimine yapan paşaların hepsi AKP döneminde rütbe aldılar, AKP döneminde terfi ettiler ve bugün içeride bulunan hakim ve savcılar ki 3949 hakim ve savcı şu anda FETÖ olayından dolayı içeride yatmaktadırlar. Diğer taraftan Hayırcıları pkk ile yandaş gibi gösteriyorlar. Asıl pkk ile işbirliği yapanlar mevcut hükümetti zamanında. Barış süreci adı altında Silopi’de çadır mahkemeleri kurup, teröristleri oradan içeriye alıp davul, zurna ve eskortlarla Diyarbakı2a kadar polisin ve askerin eskortuyla getiren Diyarbakır’da büyük final mitingi yaptıran bunlar. Oslo görüşmelerini yapanlar yine bunlar. İmralı’ya ve Kandil’e heyetleri gönderen Başbakan Yardımcılarını, MİT Müsteşarlarını gönderip müzakere yaptıran yine bunlar. Bu halktan tepki alınca akil adamları da tutup Anadolu’ya gönderip bunun barışa katkı yapacak diye milletteki bu tepkiyi yok etmk için akil adamları tutup Anadolu’ya yine salanda bunlardır. Burada gerçekleştirmiş olduğumuz ziyarette bizleri hoş bir şekilde karşılayan gazete sahibi Kazım Bey’e ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.
Gerçekleşen ziyaretten dolayı memnun olduğunu dile getiren Özsöz Gazetesi Sahibi Gazeteci-Yazar Kazım Erdem Özsoy, Mustafa Kul ve partililere çalışmalarında başarılar dileyerek teşekkürlerini iletti.

Diğer Haber

Şehit Yakınları ve Gazilerle Yemek Bir Araya Gelindi

Haber: Eren Varlı Erzincan’da 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler günü münasebetiyle şehit yakınları ve …

Watch Dragon ball super