19 Kasım Pazartesi , 2018

Yeşil Eğin’den Medine’ye Uzanan Bir Tarih Öyküsü

Özsöz Gazetemizi ziyaret eden Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkun Eğin’den Medine’ye uzanan bir tarihi gazetemizle paylaştı.

Erzincan Kemaliye (Eğin) ilçesi bugüne kadar başarılı birçok insan yetiştirdi. Erzincan’a yaklaşık 150 km uzaklıkta bulunan Kemaliye bir diğer adıyla Eğin, birçok ilin ilçenin yanı sıra hem doğal yapısıyla hemde o topraklarda yetişen bugün ülkemizde görev yapmış ve yapmaya devam eden birçok başarılı insanın memleketidir.Erzincan Kemaliye (Eğin) ilçesi bugüne kadar başarılı birçok insan yetiştirdi. Erzincan’a yaklaşık 150 km uzaklıkta bulunan Kemaliye bir diğer adıyla Eğin, birçok ilin ilçenin yanı sıra hem doğal yapısıyla hemde o topraklarda yetişen bugün ülkemizde görev yapmış ve yapmaya devam eden birçok başarılı insanın memleketidir.Eğin her geçen gün adından daha fazla söz ettirmeye devam ediyor. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Erzincan’a gelen Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkun ve Ulaştırma eski Bakanı Hasan Basri Aktan’da Eğin ilçesinde doğan başarılı siyasetçiler arasında yer alıyor… anayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkun, Ulaştırma eski Bakanı Hasan Basri Aktan, beraberinde Medine’den gelen İş Adamları Fuat Eğinli, Fevzi Eğinli, Adnan Efendi ziyaretleri kapsamında Özsöz Gazetemizi ziyaret ettiler. Eğin’in yetiştirdiği bir diğer isim Gazetemiz Sahibi Gazeteci Yazar Kazım Erdem Özsoy’u ziyaret eden Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkun ile tarih kokan bir söyleşi yaptık.
Gazetemizi ziyaret eden Medine’den gelen Fuat Eğinli, Fevzi Eğinli, Adnan Efendi ise bu söyleşide ki Eğinli Hacı Hafız Hasan Efendi ve Eğinli Şıh Mahmud Efendi’nin torunlarından….
Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Coşkun ile “Medine Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesi” ile ilgili yaptığımız söyleşi ise şöyle;
MEDİNE ŞEYHÜLİSLAM ARİF HİKMET KÜTÜPHANESİ
Şeyhülislam Arif Hikmet Bey, seyyid ve ulema soyundan varlıklı bir zat. İstanbul’da doğmuş, İlmiyeye intisap etmiş, Müderrislikten başlayarak en yüksek makam olan 1846 yılında şeyhülislamlığa yükselmiş, 1786 -1859 yıllarında yaşamış, 28 yaşında haccını eda etmiş. 37 yaşında iken Medine-i Münevvere kadılığına tayin olunmuş.
Beş Bin Küsur Yazma Eser Toplamış!
Medine-i MünevveredeRavza-i Nebeviye yakın Hazreti Hasan’a ait evin yeri olduğu söylenen arsayı satın almış. Kütüphaneyi mücellithaneyi ve havuzu avlusu olan bir evi birlikte yapmış. (1853- 1856 )
Şeyhülislam Arif Hikmet Bey vazifesinden ayrılıp kitaplarıyla ve ailesiyle birlikte Medine-i Münevvere’ye gelip yerleşmeyi arzu etmiş. Sultan Abdülmecid’den izin istediği zaman şu cevabı almış: “Sizin gibi alim, arif, güngörmüş, tecrübe sahibi, devlet umurunu her hususuyla bilen anlayan bir şeyhülislam bulmak çok zor olacaktır. Ümmet-i Muhammedin size ihtiyacı var…”
Bunun üzerine çaresiz kalan Arif Hikmet merhum:
“Padişahım yollarımı kestiniz. Ümmetin, devletin ihtiyacı var, deyince gidemem tabii.” Der ve İstanbul’da kalır. Ancak küçük hanımına vasiyet eder: “ Ben ölünce kitaplarımı Medine-i Münevveredeki kütüphane binasına götür, hazır bekleyen dolaplarına yerleştir.” Böylece Kütüphane 5.000 el yazması ve 4.000 matbu değerli eserle kurulmuş olur. Son yıllarda Mescidin genişlemesi sebebiyle bu tarihi bina yeni yapılan modern Kütüphaneye taşınmış bulunuyor.
EĞİNLİ HACI HAFIZ HASAN EFENDİ
Dört yaşında yetim kaldığında kasap olan dayısı ile Eğin’den İstanbul’a göç etmiş, iyi bir tahsil yaparak Hafız-ı Kütüp olarak önce Valide Camiinde sonra da Fatih Camiinde imam olup bir çok ünlü din adamı ve hafız yetiştirmiş, Kuran okuyuşuna hayran olan İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve Üsküdarlı Hafız Ali Efendi yakın dostlarındanmış, her yıl Hünkâr Suyunda yapılan Hafızlar Günü onun döneminde başlamış. Fatih Camiinde görevliyken Medine’ye hicret etme kararı vermiş. Birinci Dünya Savaşının başladığı yıllarda ve devamında büyük sıkıntılar çekmiş ancak 1907 yılından 1958 yılına kadar kendi tabiriyle 50 yıl nurlu beldede Resulullaha ( S.A.V.) komşu olarak yaşamak ve Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesinde görev yapma şerefine nail olmuş. Savaş sırasında ve sonrasında Vâkıfa el koyulup 23 yıl ödenek kesilince maaş almadan, yardımcıları kütüphaneyi terk ettiği halde açlıkla yoklukla çile çekerek görevine devam etmiş. Bu süre zarfında her gün Ravza-ı Mutahhara’da Peygamber Efendimizin ( S.A.V.) mescidi ve kabri başında Kur’an okuyup mukabele yaparak talebe yetiştirmiş: “Atalarımızın mirası olan bu değerli eserler bize emanet edildi, ölene kadar terk etmem” diye örnek bir davranış sergileyen Eğin’li Hoca Efendi nihayet 1958 yılında bu kutsal görevini oğlu Eğinli Mahmut Efendi’ye devretmiştir.
Ali Ulvi Kurucu Hocanın ifadelerine göre büyük İslam Alimi ve mümtaz bir şahsiyet olan Eğinli Hoca Efendi son günlerini Ravza-ı Mutahhara’ya bakan tam da Hücre-i Saadet’i gören pencere önünde Kuran okuyarak geçirip, 110 yaşında 1958 yılında vefatını müteakip Cennet-ül Baki’ye defnedilmiştir. Makamı cennet olsun.
EĞİNLİ ŞIH MAHMUD EFENDİ
Medine ziyaretlerimiz elhamdülillah çok bereketli geçiyordu. Ali Ulvi Kurucu’nun da yakın dostu olan Sultan-ül Arifin Muhterem Mahmut Sami Ramazanoğlu Efendiyi, Muhterem Musa Topbaş Efendiyi, o mübarek beldede ziyaret etme şerefine nail olduk. Medine Ticaret ve Sanayi Oda Başkanı aile dostumuz Şeyh Ahmet Saab Efendinin ilgisi çevremizi daha da genişletiyordu. Orada tanıdığımız eskiden önemli görevlerde bulunmuş olup Oda Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan o yıllarda hurma ve süt üretim işiyle meşgul Şeyh Halil İbrahim Gulliam Efendi’nin kökeni Türk idi. Gayet arı türkçe konuşuyordu. Bakanlığım sırasında da hassaten gelip Ankara’da beni ziyaret etme nezaketini gösterdi. Medine’de iken bir gün beni sevineceğim biri ile tanıştıracağını söyledi. Ertesi gün saat 11.00 sularında otelden alıp araba ile Mescid-i Nebevi’ye fazla uzak almayan bir mahalleye götürdü. Arabadan inip sokağın tabelasını okuyunca şaşırdım. “Eğinli Mahmud Efendi Sokağı” yazıyordu. Bu şaşkınlığı üzerimden atmadan bizi karşıladılar. Ali Ulvi Kurucu Hocamızdan da daha önce dinlediğim hemşehrimizin evine girdiğimizde nur yüzlü bir ihtiyarla karşılaştık. Meğer H. İbrahim, Gulliam Efendinin dayısıymış. Eğinli Mahmud Efendi babası Hacı Hafız Hasan Efendi gibi ömrü Medine’de dini hizmetlerle geçmiş büyük bir alimdi.
Babasının: “ Bu nadir eserler atalarımızdan bana emanet edildi, ben de sana emanet ediyorum” diye ısrarı ve vasiyeti üzerine Maarif Müdürlüğündeki görevini kütüphaneye devrettirerek 1958 – 1975 yılları arasında Arif Hikmet Kütüphanesi Müdürü olarak 17 yıl o nadir eserlere sahip çıkmış 1975 yılında bu görevini. Ali Ulvi Kurucu Efendiye devretmiştir,
Resulullah (SAV) mescidinde uzun yıllar hizmette bulunmuş, Ali Ulvi Kurucu’nun kütüphanede görev almasında etkili olmuş. Elini öpmek ve duasını almak nasip oldu. Yanılmıyorsam yüz yaşına yakın vefat etti. Mekânı cennet olsun” dedi.

Diğer Haber

Şehit Yakınları ve Gazilerle Yemek Bir Araya Gelindi

Haber: Eren Varlı Erzincan’da 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler günü münasebetiyle şehit yakınları ve …

Watch Dragon ball super